Cinselliği Artırmak Sakıncalı mı?

Cinselliğin azdırılması, amaçlananın aksine, zevksizlik ve tatminsizliktir. Amerika’daki internet trafiğinin % 80’i cinsellik malzemelerine harcanıyor. Bu bir dakikalık kirli zevk, hayatın en büyük değeri gibi sunuluyor. İşte sonuç… ABD gençliğinin ilk büyük hayali, vücutlarına yapacakları estetik ameliyatlarmış.[3] Bir ankete göre, İngiliz kadınların % 70’i mankenlerle kıyasladıkları vücutlarından nefret ediyorlarmış.

Hiçbir yasaları ve yasakları yokmuş gibi görünen hayvanlar bile, cinsel hazinelerini rasgele ve disiplinsiz kullanmazlar. Melekler bu insana neden secde ettiler? “Allah’ın adaleti, bir gülün dikene secde etmesini hoş görür mü?”[4] Dünyadaki hiçbir zevk doymak için verilmemiştir; cennete varıncaya kadar insan asla tatmin olamaz. Evlilik ne kadar sevindiriciyse, cinselliğin evlilik (veya nikah) dışına taşırılması o kadar bunaltıcıdır.

Avrupa’nın izinde kısa süreli sorumsuz birliktelikleri özendiren toplumlar ağır bedeller ödeyecekler. Toplumumuzda evlilik çok zorlaştırıldı; eviniz, arabanız, altınlarınız olacak. Evliliği ulaşılamaz hale getiren sistemde, evlilik dışı ilişkiler cennetle özdeşleştiriliyor. Adaletsizce ve acımasızca…

Ankara’daki bir mahkeme kapısında, dünya tatlısı genç bir bayan, yakışıklı bir gençle didişip duruyordu. Birbirlerinin işkencesinden bir an önce kurtulmak üzere, boşanma davalarında sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlardı.

Düşündüm, o denli genç ve güzel bir kadın, o kadar yakışıklı ve rütbeli bir gençle nasıl kanlı bıçaklı oldu? Birbirlerinin güzelliğinde buluşup günlerini cennete dönüştürmeleri gerekmez miydi? Daha bir yıl önce soluk soluğa kuşandıkları aşklarıyla birbirlerine koşan insanlar onlar değil miydi? Ne kusur ettiler de Allah o cennetten yadigar sevgiyi kalplerinden buruşturup attı? Ne yaptılar da, bu iki güzel, şimdi birbirlerinden nefret ediyorlar?

İnsanlar çürümeye aday bedenlere değil; ezelî kudrete bağlanan ruhlara aşık olurlar. Cisimsel cinsellik bir dakika sonra iğrendirici; ruhsal cinsellik ise sonsuza dek huzur vericidir. Şu vücutlarını her gün biraz daha açanların asıl söyledikleri, “Cesedimi sev, etimden hoşlan!” haykırışlarıdır. Acımadan kalplerimize çamur saçıyorlar, ruhsal ışıkları içimizden uzaklaştırıyorlar.

Ruh hep o ceset çamuruna şekil ve anlam veren gizli tasarımcıyı arayacaktır. Cesedin başlangıcı iki damla su, sonu çürük toprak ve kemiktir. O elbiseyi giyen hayran kalınası okyanus güzeli ruh nerede?

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: