warning: Creating default object from empty value in /home/kundak/domains/kundak.org/public_html/kadin/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

müslüman

Ne mutlu tatilini bu şekilde değerlendirenlere…

Yaz mevsimi hasat mevsimidir. Ürün toplama mevsimidir. Yazı tatil mevsimine dönüştüren modern insan olmuştur. Bahar ayı nasıl ki ürünü ekme ve yetiştirme ayı ise yaz ayı da ürünü toplama ayıdır. Ektiği ya da yetiştirdiği ürünü olmayanlar elbette ki yazı boşa geçirecek zaman dilimi olarak görürler. Hayatının baharı olmayanların yazı da olmayacaktır. Toplayacak ürünü, yapacak işi olmayanlar için yaz ayı atalet ayıdır.

İslamda Aile Kavramı ve Nitelikleri

Erkekle kadının meşru evlilikle kurduğu yuvaya aile denmektedir.

Aile yuvası tarih boyunca sosyal, siyasal ve ekonomik etkilerle bazen genişlemiş, bazen daralmış, fakat daima var olagelmişti. Eskiden aile sadece karıkoca ve çocuklardan müteşekkil değildi. Dede, nine, büyük baba, torundan başka amca, dayı, kardeş, yeğen gibi civar hısımları da içine alan büyük bir topluluk idi. Kimi zaman bir aşiret, bir klan veya bir kabile başlı başına bir aileyi teşkil ederdi. Mülkiyet aileye ait bir nitelik taşır ve aile başkanının kişiliğinde temsil edilirdi.

Kelepçeli Fikirler

Mahpus
kalem şunu sorar:
"Dilsiz ağız neye yarar?"
Konuşmak yok,
yazmak yasak,
Fikirlere kelepçe var!..

Hakkı hakça
yazamazsın,
Düşmanına kızamazsın,
Müslüman'ca gezemezsin,

Hüküm budur, budur karar!

Düzen bozucu yazarı,

Kızıl, hain hilekarı
Bin maskeli sahtekarı
Acep hangi
merci sorar?..

Maskeleri indir şöyle,
Sen yaz hele hakkı
söyle
Savcı beyler işte böyle
Mikroskopla bir suç arar.

Taştan oyma zindanlara,
Kirli, kara tavanlara,
Kedi gibi sıçanlara
Sabretmezsen sana zarar!..

Sen mahkumsun,
fikrin mahpus
Emir serttir: "Konuşma, sus!.."
"Söz ve yazı
bize mahsus,
"Kanunlar tek bize yarar!"

Sabredersen Şule eğer,
Bir gün davan arşa değer.
Anladım ki en son meğer

Nehdiyye Hatun (radiyallahu anha)

Nehdiyye Hatun, Nehd b. Zeyd oğullan içinde doğan bir cariye idi. Abduddar Oğullan kadınlarından müşrik bir kadının kölesi olmuştu.

Nehdiyye Hatun´un müslüman olduğunu öğrenen müşrik Sahibesi, ona işkence yapar ve «Vallahi, seni azdıranlardan Muhammed´in As­habından birisi satın alıp azad etmedikçe, elimden kurtulamayacak­sın!» derdi.

Nehdiyye ve kızı, Allah yolunda, işkenceye uğratılanlardandı. Nehdiyye´nin kızı da, o kadın´ın eline düşmüştü.

Müşrik kadın, bir gün, bu iki kölesini, biraz un´la yollayıp kendile­rine: «Vallahi, sizi asla âzâd etmeyeceğim!» dediği sırada, oradan, geçmekte olan Hz. Ebû Bekr: «Ey fülanın annesi! Yemininden vaz geçi» dedi.

Ummu Mubeşşir (radiyallahu anha)

Zeyd İbn Harise´nin hanımıydı. Müslüman olup Rasûlüllah´a (S.A.V) bey´at etmiştir. Peygamber (S.A.V) onu ziyaret ederdi.. Ummu Mübeşşîr bir gün kendisine ait hurmalıktayken yanına Rasûlüliah (S.A.V) geldi. Rasûlüliah sordu :

?Buradaki ağaçları kim dikti? Müslüman mı, kâfir mi? Ummu Mubeşşir:

? Müslüman, diye cevap verdi. Peygamber [S.A.V) : -

? Bir müslümanin diktiği ağacın meyvesinden, ektiği ekinin mahsulünden herhangi bir insan bir kuş veya herhangi bîr hayvan ye­se, o ağacı diken veya o ekini eken için mutlaka sadaka olur, buyur­du.

Câbir İbn Abdillah şöyle rivayet eder:

Ummu Suleym (radiyallahu anha)

Kendisiyle evlenmek isteyen Ebû Talhâ´dan mehr olarak müslüman olmasını isteyen ve Rasulüllah´ın : «Cennet´e girdim. Bir ayak sesi duydum. Bu nedir? dedim: Bu «er-Rumeysâ Bint Milhân´dır» diye cevap verdiler» buyurduğu cennetlik sahâbîdir...

Neccar oğullarından Milhan b, Hâlid´in krzı ve Ummu Harâm´ın k z kardeşi olan ve künyesi Ummu Süleym olan sahâbînln ismi; Gumeysâ veya Rümeysâ´dır. Ummu Süleym, Mâlik b. Nadr´ia evli idi. Enes b. Mâlik bu evlilikten doğmuştur...

Er-Rumeysa evinden ayrılmakta olan oğlu Enes İbn Malik´i uğur­lamak İçin ayağa kalktığında, Rasulüllah´m şehri, (Medine) ay ışığına boğulmuştu. Ummu Süleym oğlunu kucaklayarak:

Sad´ın Kızı Sehle (radiyallahu anha)

Yüce Sahâbî Sehl İbn Sa´d´ın kızkardeşidir.. Müslüman olup Beni Saide kadınlarından bir grupla birlikte bey´atettj.. Kabileler Medine´yi kuşattığında Sehl Bint Sa´d, Ummu Âmir el-Eşheliyye´nin içinde ye­mekle gönderdiği bir tabağı Rasûiüllah´a [S.A.V) götürdü. Rasûlüllah (S.A.V) çadırdayken yanında Ummu Seleme de vardı. Ummu Seleme ihtiyacı kadar yedikten sonra Peygamber (S.A.V) dışarı çıktı ve Ra­sûlüllah´ın (S.A.V) tellâlı şöyle seslendi :

? Akşam yemeğine gelîn.

Hendek savaşında bulunanlar tabaktan doyuncaya kadar yediler. Ama tabak olduğu gibi duruyordu.

Sehfe Bint Sa´d es-Saidiyye :

? Yâ Rasûlellah! Kadın kocasının gözüne gireeck birşey yapabi­lir mi? diye sordu.

Peygamber (S.A.V) :

Rufeyde El-Eslemiyye (radiyallahu anha)

Rufeyde el-Eslemiyye ki müslüman olup Rasûiüllah´a (S.A.V) bey´at etmiştir. Yaralıları tedavi etmek üzere Rasûlüllah´la (S.A.V) bir­likte savaşa çıkıyor ve kendini kimsesiz müsiumanlara hizmete adı­yordu. Kabîleler gelip Medine´yi kuşattıklarında Hibban İbnu´l-Arika Evs´in lideri Sa´d İbn Muaz´a bir ok atmış o da kolundaki ana damarı koparmıştı. Rasûlüllah (S.A.V) Sa´d´in kavmine:

? Yakından ziyaret edebilmem için onu Rufeyde´nin çadırına gö­türün, dedi.

Rufey´de Sa´d İbn Muaz´ı tedavi etmeye başladı.. Peygamber (S.A.V) akşamleyin Sa´d´a uğruyor ve ona :

?Gününü nasıl geçirdin? diye soruyordu. Ona sabahleyin uğruyor ve :

Nadr´ın Kızı Er-Rubeyyi (radiyallahu anha)

Yüce sahabî Enes İbnu´n-Nadr´ın kızkardeşi ve Rasûlüllah´m hiz­metkârı Enes İbn Malik´in halasıdır. Müslüman oldu ve Rasûlüllah (S.A.V) Medine´ye gelince bey´at etti. O, Harîse İbn Suraka´nın anne-sidir.

Er-Rubeyi´ Bintu´n-Nadr anlatır:

? Bana Harise´nin ölüm haberi geldiğinde RasûlüMah´a (S.A.V) gittim ve ona şöyle dedim: Yâ Rasûlüllah! Harise´nîn benim yanımdaki yerini bilirsin. Eğer o cennetteyse sabreder, Allah´tan sevabını bekle­rim. Cennette değilse, çok ağlarım ve sen benim ne yapacağımı bili­yorsun.

Peygamber (S.A.V}:

? Umma Harise (er-Rubeyyi)! Cennet bir tane değildir. Birçok cennet vardır. Harise cennetlerin en üstünündedir.. O, Firdevs´tedlr.

Esma Binti Yezid (radiyallahu anha)

Esma b. Yezîd {r. anhâ)nın amcasının oğlu Muaz İbn Cebel müslüman olunca, ona İslâm´ı ve Muhammed´in davet ettiği şeyi sordu. Muaz ona Kur´an-ı Kerîm´den âyetler okudu. Onun (S.A.V) tek olan ve ortağı olmayan Allah´a.İbâdete ve iyiliği emrederek kötülüğü yasaklı-yarak putlara tapmamaya davet ettiğini söyledi. Esma (r. anhâ) Rasû-lüllah´a gelip müslüman oldu ve bey´at etti. Bey´at ettiği sırada kolla­rında iki altın bilezik vardı .Rasûlüllah (S.A.V) onların parıltısını gördü ve şöyle dedi:

? Esma! Bilezikleri,at. Allah´ın sana ateşten bilezikler takmasın­dan korkmuyor rıusuh?

Esma onları attı ve onlara ait hiçbir eser göremedi. Sanki yer ya­rılmış, onları yutmuştu. Onları kimin aldığını anlıyamadi.

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: