warning: Creating default object from empty value in /home/kundak/domains/kundak.org/public_html/kadin/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Rasûlüllah

Halide Bintu´l-Haris (radiyallahu anha)

Yahudilerin büyük alimlerinden birisi olan Ebû Seyf el-Israilî Ab­dullah İbn Selam´ın halasıdır. Abdullah, Rasûlüiiah´m (S.A.V) nitelikle­rini, adını, şeklini ve geleceği zamanı duyup öğrenmişti.

Rasûlüllah (S.A.V) Medine´ye hicret ettiğinde el-Husayn İbn Se­lâm bahçesindeki bir hurma ağacının tepesindeydi. Halası Halide Bin-tu´i-Haris de yerde oturuyordu. Bir adam gelip ona şöyle dedi:

? Ebu S.eyfi O gelip Küba´ya indi (Rasûlüllah´ı (S.A.V) kastedi­yordu).

El-Husayn ibn Selâm tekbir getirdi. Bunun üzerine halası Halide Bin-tu´l-Harİs şöyle dedi :

? Eğer sen İmrân oğlu Musa´nın geldiğini duysaydın bundan da­ha fazla birşey yapmazdın.

El-Husayn İbn Selâm :

Kokucu El-Havla (radiyallahu anha)

Medine´de adı el-Havla Bint Tuveyt olan kokucu bir kadın vardı. Bir gün mü´minlerin annesi Hz. Âîşe´ye gelip şöyle dedi:

? Mü´minlerin annesi! Ben her gece koku sürünüyor ve gerdeğe giren bir gelin gibi süslenip kocamın yatağına giriyorum. Ben bunu Rabbimin rızâsını kazanmak için yapıyorum. Fakat o yüzünü benden çeviriyor. Ondan bana kızmasından başka birşey görmüyorum.

Hz. Âîşe ona :

? Rasûlüllah (S.A.V) gelinceye kadar bekle, dedi. Rasûlüllah gelince :

? Ben el-Havla´nin kokusunu hissediyorum. Sizin yanınıza o mu geldi. Sizden birşey mi istedi, dedi.

Mü´minlerin annesi Hz. Âîşe :

?Hayır, fakat kocasını şikâyet etmeye geldi, dedi.

Rasûlüllah (S.A.V} el-Havla´ya sordu :

? Neyin var? Havla!

Abdullah İbn Ubeyy İbn Selul´un Kızı Cemile (radiyallahu anha)

Rasûlüllah (S.A.V) Uhud şehitlerinin başında durup, şöyle dedi:

? Kabirlerini geniş ve güzel kazın, onları ikişer ikişer ve üçor üçer gömün. Kur´ân´ı en iyi bilenlere öncelik tanıyın.

Rasûlüllah´ın (S.A.V) ashabı Hanzala İbn Ebî Âmâr îbn Sayfî´yo (babası Ebû Âmir er-Rahib diye isimlendiriliyordu) doğru yönelince Hz. Peygamber:

?Arkadaşınızı melekler yıkıyorlar, ailesine sorun bakalım, onun durumu nedir? buyurdu.

Âsim İbn Kaîâde, Hanzala´nin hanımı Cemile Bînt AbdiHah ibn Ubeyy İbn Selul´a gidip ona Rasûlüîlah´ın (S A.V) söylediği sözü aktar-dı. Cemile Bint Abdillah İbn Ubeyy İbn Selıil:

?Hanzala cönüp olarak gitmişti. Çünkü cihad çağrısını duydu­ğunda cünöptü. dedi.

Cemîle Bint Sabit (radiyallahu anha)

Yüce sahabî Asım İbn Sabit İbn Ebi´l-Aklah´ın kızkardeşidir.Müslüman olup, Rasûlüllah´a (S.A.V) bey´at etti.Ömer Ibnu´l-Hattab evlendi. Hz. Ömer´e :

? Ebu Hafs! Adım hoşuma gitmiyor. Bana yeni bir ad bul, dedi. Hz. Ömer ona :

? Senin adın Cemîle olsun, dedi. O, öfkelenip :

? Bir câriye isminden başka koyacak isim bulamadın mı? dedi. Hz. Ömer´in acem isimlerinden birine sahip bir cariyesi vardı ve ona «Cemile" adını koymuştu).

Hz. Peygamber´e gidip :

? Ya Rasûlüllah: Adım hoşuma gitmiyor, dedi. Rasûlüllah S.A.V) :

? Sen Cemîle´sin, dedi. Yine öfkelenip :

´? Ya Rasûlellah! Bana bir câriye isminden başka koyacak isim bulamadın mı? Ömer de bana «Cemîle» adını koydu, dedi.

Rasûlüllah (S.A.V):

Esma Binti Yezid (radiyallahu anha)

Esma b. Yezîd {r. anhâ)nın amcasının oğlu Muaz İbn Cebel müslüman olunca, ona İslâm´ı ve Muhammed´in davet ettiği şeyi sordu. Muaz ona Kur´an-ı Kerîm´den âyetler okudu. Onun (S.A.V) tek olan ve ortağı olmayan Allah´a.İbâdete ve iyiliği emrederek kötülüğü yasaklı-yarak putlara tapmamaya davet ettiğini söyledi. Esma (r. anhâ) Rasû-lüllah´a gelip müslüman oldu ve bey´at etti. Bey´at ettiği sırada kolla­rında iki altın bilezik vardı .Rasûlüllah (S.A.V) onların parıltısını gördü ve şöyle dedi:

? Esma! Bilezikleri,at. Allah´ın sana ateşten bilezikler takmasın­dan korkmuyor rıusuh?

Esma onları attı ve onlara ait hiçbir eser göremedi. Sanki yer ya­rılmış, onları yutmuştu. Onları kimin aldığını anlıyamadi.

Ummu İshak (radiyallahu anha)

Ummu İshak el-Ganevİyye müslüman olup Rasûlüllah´a (S.A.V) bey´at ettikten sonra erkek kardeşiyle birlikte hicret etmek için Mek­ke´den çıktı. Bir süre yol aldıktan sonra kardeşi ona :

? Ummu İshak! Sen burda otur. Ben Mekke´ye dönüp unuttuğum azığımı alıp geleyim, dedi.

Ummu İshak :

? Fâsığın (yani kocasının) seni öldürmesinden korkuyorum, dedi.

Kardeşi onu bırakıp Mekke´ye gitti.. Üç gün sonra Mekke len bîr yolcu ona uğrayıp :

´ ? Ummu İshak! Burada oturmana sebep nedir? dedi. Ummu İshak:

? Kardeşim İshak´ı bekliyorum, diye cevap verdi. Yolcu şöyle dedi :

? Artık senin için İshak yok. Kocan Fâsık, Mekke´den ayrıldıktan sonra onu yakalayıp öldürdü.

Ummu İshak anlatır:

Âmir´in Kızı Ummu Rûman (radiyallahu anha)

Her kimi, Cennet hurilerinden birine bakmak se-vindirîrse, o, Ummu Rûman´a baksın!»[1]

Ummu Rûman´m asıl ismi Zeneb idi. Ummu Rûman, Abdullah Ib-nu´l-Hârîs el-Esedî´nin nikâhı altındaydı. Abdullah ile olan evliliğinden el-Tufeyl´i doğurdu. Ummu Rûman kocası Abdullah ve oğlu Tufeyl ile birlikte Serat´tan Mekke´ye gelmiş ve Hz. Ebû Bekir´in müttefiki ol­muştu. Ummu Rûman, kocasının ölümünden sonra Hz, Ebû Bekir´le ev­lendi.

Hind Bint Utbe İbn Rabia (radiyallahu anha)

O, Ebû Sufyan İbn Harb´in hanımı, Muaviye İbn Ebî Sufyan´ın annesidir. Müslüman olmadan önceki haberleri meşhurdur.. Mekke hal­kına Bedir savaşının sonucuyla ilgili haber gelince müşrikleri sanki yıldırım çarpmış gibi oldu. Kureyşli kadınlar Hind Bint Utbe´ye gittiler.

Onlar:

?Babana (Utbe İbn Rabîa), kardeşine (el-Velid İbn Utbe), am­cana EŞeybe İbn Rabîa} ve yakınlarına (Hanzala İbn Ebî Sufyan´ın öldü­rülmesine ve Anır İbn Ebî Sufyan´ın esir edilmesine) ağlamıyor musun? dediler.

Ciğeri ateşten yanarak :

Maviye (radiyallahu anha)

İbh Ebî Huceyr´in azatlı cariyesiydi.. Yüce sahâbî Hubeyb İbn Adiyy´in haram aylardan sonra öldürülmesine kadar Mekke´deki evin­de hapsedilen kadındır.

Uhud savaşından sonra Adal ve ei-târra´dan bazıları gelip:

? Ya Rasûlellah! Biz müsiüman olduk. Bize dinimizi ve İslâm´ın prensiplerini öğretecek ve Kur´ân okutacak bazı sahabîleririi gönder, dediler.

Rasûlüllah (S.A.V) Mersed İbn Ebî Mersed, Halid İbnu´l-Bukeyr, Hubeyb İbn Adiyy, Asım İbn Sabit, Zeyd İbnu´d-Desinne ve Abdullah İbn Tarık´ı gönderdi.

Leyla (radiyallahu anha)

Müminlerin annesi Âîşe´nin azatllı cariyesi idi. Rasûlüllah´a (S.A.V) hizmette bulunurdu.

Ensarh bir kadın müminlerin annesi Âîşe´ye geldi. Leylâ da ora­daydı. O kadın Hz. Âîşe´ye :

? Kızım ağır bir hastalığa tutuldu. Saçları dökülüyor. Saçlarını tarayamıyorum. Şu anda da gelin olmak üzere. Taraymcaya kadar sa­çma saç ekleyebilir miyim? dedi.

Hz. Âîşe (r. anhâ):

? Rasûlüllah (S.A.V) gelinceye kadar bekle, dedi. Peygamber [S.A.V) gelince ona :

? Hayır, Allah saçına saç ekleyen ve ekleten (peruk takmak is­teyen), dövme yapan ve dövme yaptıran kadına lanet etsin, diye ce­vap verdi.

Bir gün Leylâ Rasûlüllah´a (S.A.V) şöyle dedi:

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: