warning: Creating default object from empty value in /home/kundak/domains/kundak.org/public_html/kadin/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

NİKAH

İslamda Aile Kavramı ve Nitelikleri

Erkekle kadının meşru evlilikle kurduğu yuvaya aile denmektedir.

Aile yuvası tarih boyunca sosyal, siyasal ve ekonomik etkilerle bazen genişlemiş, bazen daralmış, fakat daima var olagelmişti. Eskiden aile sadece karıkoca ve çocuklardan müteşekkil değildi. Dede, nine, büyük baba, torundan başka amca, dayı, kardeş, yeğen gibi civar hısımları da içine alan büyük bir topluluk idi. Kimi zaman bir aşiret, bir klan veya bir kabile başlı başına bir aileyi teşkil ederdi. Mülkiyet aileye ait bir nitelik taşır ve aile başkanının kişiliğinde temsil edilirdi.

Abdullah İbn Ubeyy İbn Selul´un Kızı Cemile (radiyallahu anha)

Rasûlüllah (S.A.V) Uhud şehitlerinin başında durup, şöyle dedi:

? Kabirlerini geniş ve güzel kazın, onları ikişer ikişer ve üçor üçer gömün. Kur´ân´ı en iyi bilenlere öncelik tanıyın.

Rasûlüllah´ın (S.A.V) ashabı Hanzala İbn Ebî Âmâr îbn Sayfî´yo (babası Ebû Âmir er-Rahib diye isimlendiriliyordu) doğru yönelince Hz. Peygamber:

?Arkadaşınızı melekler yıkıyorlar, ailesine sorun bakalım, onun durumu nedir? buyurdu.

Âsim İbn Kaîâde, Hanzala´nin hanımı Cemile Bînt AbdiHah ibn Ubeyy İbn Selul´a gidip ona Rasûlüîlah´ın (S A.V) söylediği sözü aktar-dı. Cemile Bint Abdillah İbn Ubeyy İbn Selıil:

?Hanzala cönüp olarak gitmişti. Çünkü cihad çağrısını duydu­ğunda cünöptü. dedi.

"Nikâhta keramet vardır." sözü doğru mudur?

Günümüzde prestijini kaybetmekte olan "Nikâhta keramet vardır." sözü doğru mudur?

Eğer doğruysa neden nikâhla başlayan onca evlilik, uyuşmazlıkla sonuçlanmakta? Evet günümüzde, her ne kadar, nikâhsız ve meşru olmayan birliktelikler normalleştirilmeye çalışılsa da, genel olarak evlilikler nikâh üzerine kurulmaktadır. Nikâhtaki kerametin her evlilikte görülmeyişinin sebebi ise, niyetlerin ve dillerin Allah'la irtibatının kalmamış olmasıdır.

Evlilik 'bir kağıt parçası'mıdır?

Evlilik bir kâğıt parçasına atılan imza mıdır?

Evliliğe 'bir kağıt parçası' nazarıyla bakana ne diyebilir, ne anlatabilirsiniz ki? Geçenlerde bir çiftle karşılaştım. İki yıllık evliler. Anne-babalarından okyanusaşırı uzaklarda bir yerde hayatlarını sürdürüyorlar.

Severek evlenmişler. Üniversiteden beri beraberlikleri devam ediyor. Nişanlılık döneminde, küçük bir tartışma hariç hiçbir problemleri yok. Evliliğin ilk cicim aylarında da sıkıntı yok. Kim haklı, kim haksız şimdilik önemli değil. Mühim olan hadiseyi kavramak.

Teaddüd-i Zevcât (Birden Çok Kadınla Evlenme)

Allâhü Teâlâ en-Nisâ sûresinin 3. âyet-i kerîmesinde:

"Eğer yetîm kızlar hakkında adâleti yerine getiremiyeceğinizden korkarsanız sizin için helâl olan diğer kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâh edin! Şâyet (bu sûretle de) adâlet yapamayacağınızdan korkuyorsanız o zaman bir tane ile, yahut mâlik olduğunuz câriye ile yetinin. Bu (tek hanım veya câriye) sizin için hakdan eğrilip sapmamanıza daha yakındır." buyurmaktadır.

Mut’a Nikahı

Mut’a nikâhı, bir kadınla ücret karşılığında belli bir vakit için evlenmektir. Câhiliyye devrinden kalan bir nikâh şeklidir.

Bu nikâha, İslâm’ın ilk yıllarında ve bilhassa harp zamanlarında, uzun zaman kadınlardan uzak kalan askerler için izin verilmişti. Hayber savaşına kadar mubah olan mut’a nikâhı, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in sünneti ile yasaklanıp haram kılınmıştır. Konu ile ilgili olarak Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurur:

"Ey insanlar!

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: