warning: Creating default object from empty value in /home/kundak/domains/kundak.org/public_html/kadin/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

kıskanclık

Çocuğunuz kardeşini kıskanıyor mu?

Bu kıskançlığı yaşayan çocuklar ne gibi endişeler taşırlar?

Kardeş kıskançlığı her çocukta ve aynı oranlarda görülmeyebilinir. Çocuklar arasındaki yaş farkı ne kadar yakın olursa, özellikle küçük yaş döneminde daha yoğun yaşanabilir. Anne - baba tutumları, cinsiyet, yaş faktörü ve aradaki yaş farkı sıkıntıların boyutunda etmen olur. Çocuk, kendisinin daha az sevildiğini ve ilgi gördüğünü düşünür. Eğer çocuklar arasındaki yaş farkı 2.5/3 yaştan az ise bu daha yoğun yaşanan bir duygu olur. Birbirine yakın dönemlerde olan çocukların ihtiyaçları da benzerlik taşır. Aynı ilgi ve enerjiyi göstermek, anne ve baba için zorlayıcı olabilir. Gördüğü ilginin bölünmüş olması annenin ilgisini kaybediyor olduğunu düşündürtür.

Nasıl davranışlar sergilerler?

Çocuklarda iştahsızlık

İştah, bir yemeğin zevkle, neşeyle ve arzu edilerek yenmesidir. Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın var olup olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, nefes almayı güçleştiren nezle-grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları gibi bir rahatsızlık çocuğun sofrada nazlanmasına neden olur. Böyle durumlarda doktor kontrolünden geçirilen çocuğa, önerilen biçimde yiyecek verirken çocuğun isteklerini de dikkate almak en uygun yoldur. Hastalık sırasında çocuğu yemek yemeye zorlamanın hiçbir yararı yoktur.

Kardeşler arasında eşit davranın

Adil davranmak eşit davranmak demek değildir. Adaletle davranmak; gerektiği kadar, uygun ölçülerde, hak ettiği ölçüde çocuğa ilgi ve şefkat göstermektir. Ama eşit davranmak her kardeşe benzer ilgi ve şefkat göstermektir.

Küçük çocuklar adaletle davranmanın erdemini kavrayamazlar. Siz yeni doğanla fazla ilgilenirseniz (Halbuki bu ilgi adil bir ilgidir. Zira bebek daha fazla ilginize muhtaçtır.) bu ilgi büyük çocuğun dikkatinden kaçmaz ve rahatsız olmaya başlar. Hatta "gerileme" dediğimiz, çocukların bebeklik dönemi davranışlarına tekrar dönmelerine sebep olur. Mesela, yürüyen bir çocuk, evdeki emekleyen kardeşine fazla alaka gösterildiğini fark ederse kendisi de tekrar yürümekten vazgeçerek emeklemeye başlayabilir. Çünkü ona göre emekleyenler daha çok sevilmektedir.

İçimizdeki kadın

İçimizdeki kadın

Siyaseti ve hukuku meşgul eden 'kadın' konusu, ne garip değil mi "içimizdeki kadın"ı rencide etmekle

kalmıyor sadece, "içimizdeki insan"ı da rencide ediyor.

Tamıtamına böyle. Yaşanılan şiddet, gerçekte dili/dilimizi rencide ediyor çünkü. Hem lisanımızı, hem gönlümüzü.

İçimizdeki kadın?

Onunla nadiren konuşuruz. Yazık ki çok az da tanırız onu. İçimizdeki kadınla, yani içimizdeki insanın "bir yönü"yle.

O kadınla, kendisine benzetebildiklerimiz aracılığıyla tanışıyor olmamız ne acı! Benzerlerinden, çağrıştırdıklarından,

''2. çocuğun yaşamınıza etkisi...'''

İki çocuk sahibi olmak harika bir duygudur ama bazı zorlukları vardır. Öncelikle ikinci çocuğa sahip olmak için doğru zamanı ayarlamanız, sonra da kardeşler arası oluşabilecek kıskançlıklarla ve kendinizle esinize zaman ayıramama gibi sorunlarla başa çıkmanız gerekiyor. Bu konuyu sizin için inceledik ve yaşamınızı kolaylaştıracak ipuçlarını derledik.

İkinci cocuga hemen mi sahip olacaksınız, yoksa bir müddet beklemeli misiniz? Bir başka bebeğin maddi ve manevi yükünü kaldıracak gibi değilsiniz; öte yandan çocuğunuzun kardeşinin olmasını, birlikte büyümelerini ve sizin de bir an evvel kariyerinize bıraktığınız yerden devam etmeyi istiyorsunuz. Peki ne yapmalısınız?

Kıskançmıyım? Yok Canım! Ama belki de kıskanmam gerekir……

Kıskançlık! Sık sık düşündüğümüz ama çoğu kez anlam veremediğimiz duygu.Öncelikle özenmekle kıskançlığı karıştırmamak gerekli. Birinin sahip olduğu olanakların, keşke bizim olmasını istemek, kıskançlıktan çok imrenme duygusudur. Kıskançlık daha çok ilişkilerimizde yaşadığımız ve kullandığımız bir duygu aslında. Bu duyguyu hiç yaşamayanımız var mı? Sanmıyorum, sadece şiddeti ve yaptıklarımız farklı olabilir.Peki kıskançlık olması gereken bir duygu mu? Yoksa bir hastalık mı? Bazen her ikisi de olabilir.Ruh sağlığını ve ilişkileri etkilemeye başladığı zamanı bilebilmek önemli.

İlişkide kıskançlık, beraber olunan kişiye karşı devamlı şüpheci ve öfkeli olmaktır. Algılanan kaybedebilirim hissi, ilişkiyi koruma ve sürekli olmasını sağlama da yaralı da olabilir.

Başkalarını Çekemeyenlerin Duası

Kıskançlık duygusu içerisinde isteyenler, ayrımcıdırlar, bölücüdürler ve reddedilirler. Kucaklayıcı bir kalple ve paylaşmak isteyen bir hisle isteyenler, kabul edilirler.

"Okulun en başarılı insanı ben olayım." diyen öğrenci, başarısını diğerinin başarısızlığına dayandırır. "En iyisi benim olsun!" demek kıskançlık; "Sadece benim olsun!" demek bencilliktir.
Birbirimizi kıskandığımızda, anne babalarının kardeşleri arasında ayrımcılık yapmalarını bekleyen bencil çocuklara benziyoruz.

Kardeş Kardeşi Kıskanırmı?

KARDEŞ KISKANÇLIĞI İNSANLIK TARİHİ KADAR ESKİDİR

İnsanlık tarihinde ilk cinayetin kardeş kıskançlığı yüzünden işlenmesi bu konuyu ciddiye almamızı gerektiriyor. Kabil, babası tarafından sevilen kardeşi Habil’i o kadar kıskanır ki, kıskançlık ateşini ancak onu öldürerek söndürmeye çalışır. Hz. Yusuf’un kardeşleri de kıskançlık duygusuna yenik düşerler, gezmeye çıkarma bahanesiyle götürüp onu evlerinden uzak bir kuyuya atarlar.

Anne babaların üstesinden gelmekte zorlandıkları eğitim problemlerinin başında kardeş kıskançlığı geliyor. Kutsal kitaplar, peygamber çocuklarının bile kardeş kıskançlığına yenik düştüklerini haber vererek, bizi bu konuda uyarıyor.

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: