warning: Creating default object from empty value in /home/kundak/domains/kundak.org/public_html/kadin/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

hedef

YAŞAMDA HAKLI OLMAYA ÇALIŞIRKEN…

Haklı olmaya çalışırken zaman ve zihinsel enerji harcarız…En büyük stresleri en küçük şeylerde haklı olmaya çalışırken ediniriz…Ehhh bizim haklı olduğumuzu ispat etmemiz aynı zamanda başkasının hatalı olduğunu ispat etmemiz anlamına da gelir.

Hiç kimse “Bana ne kadar hatalı olduğumu ve senin ne kadar haklı olduğunu gösterdiğin için teşekkür ederim.” Demez. Mutlu olmaya çalışarak geçireceğin zamanı haklı olmaya çalışarak geçirir, bir başka deyişle mutlu olmayı haklı olmaya bağlarız.

Nedense her şeye önce kendi açımızdan baktığımız kimsenin aklına gelmez. Size bir soru

“ Bir toplulukla resim çektirdiniz ve resmi inceliyorsunuz önce kime bakarsınız?”

Hedefe ulaşmak...

Hedefi olmak; ne istediğini bilmek, belki yüzlerce seçenek arasından, “Evet, benim için gereken bu ” diyebilmektir. İstediği belli olduktan sonra da, o şeyin peşine azim ve karalıkla düşmek, helâl ve meşru bir hedefin peşine ve yine helâl ve meşru yollardan ulaşmaya çalışmak ise aslolandır..

Ana gaye insan olabilmek ve insan kalabilmek. Bunun çerçevesini dinimiz, Rasulûllah’ın hayatından, yaşanabilecek makul bir hayat tarzı olarak örnekliyor., Ana prensiplerini K. Kerim de vaz ediyor ve bizden de, pergelin sabit ucu merkezde kalmak şartıyla, hareketli ucunun ihtiyaç hissedildiği kadar açılmasını mümkün kılıyor, bu da sınırları belirliyor.

Yol haritası

İnsanlar yaşamlarında madden ve manen başarılı olabilmek için bir ideal, bir hedef belirlemek ve bu hedeflerine ulaşabilmek içinde bir yol haritası çizmek durumundadırlar.
Kişinin aile yapısı, yaşadığı kültürel çevre, ekonomik şartları gibi dış faktörlerin yanı sıra kendi kişilik özellikleri ve içinde bulunduğu duygusal yaşamı gibi iç faktörler bu yol haritasının şekillenmesinde ve amaca ulaşılmasında oldukça etkilidir.

Yaşamları için hedef belirlemeyen insan, rüzgârda savrulan yaprak gibi nereye gideceğini bilmediği için ruhen ve bedenen yorgun düşer. Mc. Arthur: “İnsanı ihtiyarlatan geride bıraktığı yılların çokluğu değil, ideallerin yokluğudur.” derken daha otuz beşini bile geçmemiş olan insanların hayata karşı olan yorgunluklarını çok güzel dile getirmiştir.

Hiçbir hedef ulaşılmaz değildir; Yeter ki biz varacağımıza inanalım.

Dünyanın en iyi yüzücülerinden Florance Chatvvik 4 Temmuz 1952'de Pasifik Okyanusu'na dalarak Kaliforniya'ya doğru yüzmeye başlar. Eğer bu denemesini başarıyla tamamlarsa bunu yapan ilk bayan yüzücü olacaktır. Ancak o gün yoğun sisten dolayı göz gözü görmüyordu, su aşırı derecede soğuktu. Bu zor deneme birçok insan tarafından televizyonlardan dakika dakika seyrediliyordu. Saatler ilerliyor, bir taraftan yorgunluk, bir taraftan soğuk... Chatvvik için dayanılmaz bir durumdu. Bu zorlu yüzüşe 15 saat dayandıktan sonra artık devam edemeyeceğini düşündü ve kendisini sudan çıkarmalarını istedi.

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: