Yeni yuva kurduğunuzu unutmayın


Yeni yuvasını, anne ve babasıyla birlikte yaşadığı hayatın bir uzantısı gibi gören erkek, eşini hayal kırıklığına uğratıyor. Evlendiği halde anne ve babasının küçük çocuğu gibi davranan erkeklerin psikiyatrik yardım alması gerekiyor.
Evlilik, çiftler için her şeyin daima güzel olacağına inanılan yeni bir başlangıçtır; ama yeni bir yuva, taşımaya hazır olmayanlar için yeni ve ağır sorumluluklar getirir beraberinde. Anne ve babasının kanatları altında, onların çekip çevirdiği bir evde yaşayan erkek, özgüveninin gelişmesinin engellendiği ve yeterince sorumluluk bilincinin aşılanmadığı bir çocukluk devresi geçirdiyse, evliliğinin ilk günlerinden itibaren karşılaştığı problemlere aşırı tepkiler verip, güvensiz ve zayıf bir karakter portresi çizebiliyor.

Anne ve babasından kopamıyorsa...

Kurduğu 'aile'yi anne ve babasının oluşturduğu aile modeli ile karıştıran ya da onun bir uzantısı gibi gören erkeğin, karar alırken eşine değil de anne ve babasına danışması ve marazi bir şekilde devam ede gelen aşırı ziyaretleri eşiyle ilişkisinde bardağı taşıran son damla olabiliyor. Hayat arkadaşı olarak seçtiği erkeğin, kendi kararlarını alamayan, zayıf karakterli ve özgüvensiz birisi olduğunu anlayan kadın da emniyet ve güven duygusu yokluğu yaşayabiliyor.

Uzman yardımı gerekli

Temelinde, erkeğin anne ve babasından kopamamasından kaynaklanan sorunlar olduğu halde kendisine gelen çiftlerin sorunlarını başka sıkıntılarla ortaya koyduklarını söyleyen psikiyatr Doç. Dr İlhan Yargıç, "Erkekler, eşlerinin kendilerine asi davranmasından yakınıyor, kadınlarsa kocalarının evi ve çocuklarıyla ilgilenmek yerine, anne ve babasıyla daha çok vakit geçirdiğinden şikayetçi. Çiftler sorunun kaynağını araştırmak yerine birbirlerini suçluyorlar." diyor. "Sorunu çözmenin başlangıcının sorunu fark etmekten geçtiğini söyleyen Yargıç, öncelikle erkeğin eski ailesinin uzantısıymış gibi davranmasının yanlış olduğunu kabullenmesi gerektiğini belirtiyor ve devam ediyor; "Kavram kargaşasından yararlanarak geleneklerin böyle söylediğini ifade etmek, referans noktası olarak dine başvurduğunu iddia etmek, 'Biz böyle gördük.' demek yeterli değil. Çiftler maalesef çözülmesi zor düğümler oluştuktan sonra bize geliyorlar. Boşanma aşamasına gelmeden önce bize başvursalar sorun daha kolay çözülebilir. Sorunun eşlerde depresyon oluşturmasına fırsat vermeden çözülmesi ve dengeli bir yaşam formülünün bulunması gerekiyor."

Tetikleyici faktörler

Babalarıyla birlikte aynı işyerinde çalışan ya da evlendiği halde aynı evi paylaşan erkeklerin bağımsızlık kazanmasının daha zor olduğunu söyleyen psikiyatr İlhan Yargıç, bu şekilde yaşayan her erkeğin ailesine bağımlı olmayacağını, asıl önemli olanın kişinin çocuk yaşlardan itibaren kazandığı özgüven ve inisiyatif kullanma becerisi olduğunu ifade ediyor.

Evlenmeden önce bu durumu fark etmenin mümkün olup olmadığı yönündeki sorumuza Yargıç; "Eğer çiftler nişanlılık döneminde birbirlerine açık davranıyorsa fark edilir; ama eşlerden birinin ya da her ikisinin de sorunların evlendikten sonra düzeleceğini düşünmeleri hatalı olur." diye cevap veriyor.

Birlikte yaşama sanatının kurallarını bilmeden girilmemesi gereken aile kurumunun sağlıklı ve uzun ömürlü olması için özen göstermek gerekiyor. Sıla-i rahmin, anne babaya saygının unutulmadığı bir yuva kurulmalı; ama artık yeni bir yuvalarının olduğunun farkında olmalı ki daha sağlıklı bireyler yetişsin. (Hatice ŞAHİN)

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: