MENDİL...

Oyalı da bir mendil bırakıp gittin!
Gözyaşı
gibi içime akıp gittin!
Sadece... Son defa... O kadar...
Bakıp
gittin!
Mendiller de kâğıttan gayrı... Ağıtlar da…

***
Vefasız bir çağa mı düştük; ağdan ağa mı... Biz dağdan dağa seslenir…
duyardık birbirimizi…
Öyleydi dünya; böyle oldu...

***
Şimdi, "Vefasızlık nedir?" sorusunu anlamakta zorlanmaz(!) "yeni" gelenler.
Lugatteki bir kelimeyi daha "yakînen" tanımış olurlar!

***
Buna, mendil, derler/di çocuğum! Ayrılıklarda da işe yarardı!
Bir taraftan gözyaşınızı biriktirirdiniz; bir taraftan -istasyonlarda hele-
"veda"nın bir "yanı" bir "işlemesi" olurdu mendiller.

***

Şimdi mendil kâğıtlar var; var da... eski ağıtlar da yok ki...

***

Uçup giden aşklara,; uçup giden mendiller...

***

Kenarı işlemeli de olurdu… Beyazından renklisine…

***

Kaç bir çeşit hali var insanın. Yanınız da mendil, kalem/kağıt, annenizin
duaları bir de… Düşerdiniz yollara…

***

İsrafın kapıları sıkı sıkıya kapatılırdı. Yıkayıp dikip yamayıp bir daha
giyerdiniz.

***

Türküleri de olurdu eşyaların… Mendilim/de gül oya... Gülmedim doya doya…

Sallasana, sallasana mendilini…

***

Ot deyip taş deyip geçemezdiniz.

Bir arkadaşlıktı ötekisinden, yenisinden, garibinden… Yakınlık, tanışmak,
tanışmak... işimizdi bizim.

***
Eşya ile olduğu kadar hastalıkla da yoklukla da "arkadaş" olurduk. Yıkılıp
yıkılıp yapılmazdı evler...
Sokakların tanıdığı… sokaklar tanıdığınızdı…

Ne çok "samimi" idiniz öyle evle, bahçeyle... Yıldızlar, mevsimler,
sabahlar, akşamlar… ile…

Sadece mendili buruşturup atmadık ki…

Kocaman bir yalnızlığın ortasına attık kendimizi…

***

Aldık; sattık… Aldık; eskimeden attık… Bir hatırası var, demedik mesela
sobanın; onu da yaktık!

***

Sanmayın ki hatırını sor(a)madığım sesler, nefesler, mendiller, neler…

Sanmayın ki sizden uzak daha yakınız hayata…

Biz, hayatımızı "diri diri" toprağa gömerken bile ağlamayı unuttuk…
Yaşamak ayaklarımıza sarıldıkça biz ona habire kabirler kazıyoruz.
"Ölü şehir"lerin ortasında kalakaldık.

***

Gölgelerimizi kesmişler; ah, bir de gölge etmeseler!

***
Yolculuk; bu gece, bu sabah ha! Gidiyorsunuz… Aslında her yanım sel sel
gözyaşı da…
Ne mendilin adı okunuyor buralarda ne de tesellinin…

Ali Hakkoymaz

Hasbünallahu ve ni'me'l vekil...

.. benim hiç işlemeli

.. benim hiç işlemeli mendilim olmadı..
ama olsaydı eminim mendilimin gözyaşı sesleri olurdu..

güzelim bir mendil niye kanar
diş değil, tırnak değil bir mendil niye kanar..
MENDİLİMDE KAN SESLERİ.. edip cansever

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: