Evlilik sevgiyle beslenmek ister

Evlilik sevgiyle beslenmek ister

Sabah erken kalkıp işe koyuldu. Eşi de çocukları hazırlayıp okula gönderdi. Sonra ufaklığın kahvaltısını hazırladı. Bir ev hanımı olarak günü çocuklar ve ev işleriyle geçiyordu. Akşam beyi eve geldiğinde henüz akşam yemeği yoktu...

Akşam yemeğinin arkasından çayı zor içmişlerdi. Anne-baba bir yandan çocukların kavgalarını ayırmaya çalışırken diğer yandan da TV'deki diziyi izlemeye çalışıyordu. Vakit ilerlediğinde çocuklar uyumuş karıkoca da yorgunluktan bitap düşmüştü.
Evleri iki oda bir salondu. Oktay beyin işten, Elif hanımın da ev ve çocuklardan pek vakti bulunmuyordu. Zaten kendilerine ait özel bir vakitleri olduğu da söylenemezdi. Günün bütün yorgunluğuyla sadece rüyalarını paylaşma fırsatları vardı. Oktay beyle Elif hanımın birbirlerine sevgiyle bakıştıkları günlerin varlığına rastlanmıyordu artık...

Evlilik canlı bir varlıktır. O, sevgiyle beslenir ve sevgiyi her iki eşten almak durumundadır. İki insan bir araya geldiğinde onları birbirine bağlayan evliliğin sevgisiz kalması onun giderek solmasına ve güçsüz kalmasına neden olur. Aradaki bağ giderek zayıflar. Elif hanımla Oktay beyin evliliği de oksijensizlikten dermansız kalmıştı. Birbirleriyle konuşmalarında içtenlik ve sevginin yerini borç, iş ve çocuklar almıştı.

Oktay bey her gün dışarıda onlarca bakımlı ve güzel giyimli hanım görüyordu. Halbuki eşi iş ve çocuklardan giyinmeye pek özen göstermiyordu. Oktay bey, eşi hakkında böyle düşünmesine rağmen kendisinin de hanımı için farklı bir şeyler yaptığı yoktu. O da giyim kuşamına dikkat etmez, gelir gelmez televizyonun başına geçer ve yatıncaya kadar kumandayı elinden bırakmazdı.

Evlilikleri, bir evde kalmak ve çocuklarına bakmakla sınırlı olmaya başlamıştı. Bir ara Oktay bey işyerinden chat'e dadanmış ve kim olduğunu bilmediği bayanlarla konuşmaya başlamıştı. Bir aile dostu, Oktay bey ile Elif hanımın evliliğinin bu kötü gidişatının farkında idi. Eşiyle birlikte ne yapabileceklerini düşünürken Elif hanım ve Oktay beyle konuşmaya karar verdiler.

Dostu, Oktay beye öncelikle eşiyle birlikte vakit geçirebilecekleri özel bir zamanları olması gerektiğini söyledi. Bunun için haftanın bir-iki günü ila her günün bir-iki saati özel olmalıydı.

Elif hanıma ikindi çayına gelen arkadaşı ise ona şu önerilerde bulunmuştu: "Kendine çekidüzen ver. Ev işleri hiç bitmez ki! Dolabındaki elbiseleri ne zaman giyeceksin? Çocuklara ayırdığın kadar eşine de vakit ayırmalısın."

O gün Oktay bey elini kumandaya uzatmadı. Televizyon başında uyuklamadı. Eşine getirdiği ufak hediye Elif hanımın gözlerinin parlamasına neden oldu. Elif hanım da, Oktay bey de birbirlerine karşı güzel giyinmeye ve bakımlı olmaya gayret gösterdiler. Haftanın bir günü çocukları annelerine bırakıp ikisi birlikte dışarı çıkmaya başladılar. Gün içinde kendilerine ait özel saatlerinin olduğunu çocuklarına da öğrettiler. Oktay ile Elif'in kurumaya yüz tutan evlilik ağacı yeniden yeşerip çiçekler açtı. Artık onlar sadece rüyalarını paylaşmıyorlar.

serhat şeftali

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: