warning: Creating default object from empty value in /home/kundak/domains/kundak.org/public_html/kadin/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

gözyaşı

Doğuştan Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı

Yeni doğan bebeğinizin bir veya iki gözündeki sulanma ve çapaklanma, doğuştan gözyaşı kanallarının tıkanıklığının belirtisi olabilir. Sık karşılaşılan bu durum, bebek 1,5 yaşına gelene kadar basit tedavi girişimleriyle düzeltilebilir. Geç kalınması durumunda ameliyat gerekir.

Gözyaşı gözümüzü sürekli ıslak tutan bir salgımızdır. Üst göz kapağımızın dış kısmında, kaşımızın hemen altında bulunan gözyaşı bezleri tarafından salgılanır. Gözümüzün burun köküne yakın, iç kısmındaki 2 adet küçük kanalla gözyaşı kesesine ve oradan da burun içine boşalır. Bu boşalma kanallarındaki herhangi bir tıkanıklık “gözyaşı kanal tıkanıklığı “ olarak tanımlanır.

NEDEN VE NASIL OLUR..?

Yüreğini kanatmıyor mu zaman?

Aşkı bedenlerimize, çiçekleri parfümlere kurban ettik..Rüzgarın yerini pervane aldı..Sevgi şehvetin tuzağı oldu..

Gözyaşlarımızın kalbimizle bağlantısını koparttık..Ruhumuzu yitirdiğimizin farkına bile varamadık...

Gönlümüz gözümüze esir düştü..Ağlamayı unuttuk çünkü kalplerimiz öldü..

Ölmekten kaçıyoruz çünkü yaşamayı unuttuk..

Kimseyle konuşamıyoruz,kimseyi dinlemiyoruz çünkü kendimizle kavgalıyız...

Sözler kalbimize inmiyor çünkü kalplerimize giden yolları kapatmışız...

Tenlerimiz kalplerimizi esir etti..

Aşkından verem olanlar şimdi bir hayal..Artık kıskançlık krizleri geçiriyoruz...

Suyun Elem Hali (Gözyaşı)

Bir alev halinde düştün elime

Hani ey gözyaşım akmayacaktın?

Orhan Seyfi Orhon

Hani Refref Süvarisi’nin sözüdür: ‘‘Hiçbir damla yoktur ki o, Allah katında O’nun korkusuyla dökülen gözyaşı damlasından veya Allah yolunda akıtılan kan damlasından daha makbul olsun.’’

Gözyaşına ne diyebilirim ki!.. Dizi dizi şiir desem haksızlık olur; tane tane inci desem yetersiz kalır. Akın akın yabanlara giden de, uzak uzak sevdaları yakın eden de odur çünkü… Sevgilinin geleceği yolları sulayıp süpürmek içindir o; sultanlar ayağına düşürmek içindir.

Bir çınar ağacı kadar sağlam dostluklar var mı hayatımızda?

Ağaçlardı insanların acılarına ve hayallerine tanık..
Kimbilir kimler altında oturup dinlendi bu ağaçların..
Kaç kişi göz yaşı akıttı?

Kaç kişi fotoğraf makinesine gülümsedi ve poz verdi,bu ağaçların altında? Kimbilir..

Yılların tanıklığını yapan ağaçlar..
Dostluklarda bir çınar ağacı kadar sağlam ve uzun ömürlü olabilselerdi..
Ne güzel olurdu..
Dostluk, dostunun bir ömür boyu kalbinde yerinin olması, değimliydi?
Yada hissetmek her yaşadığı sıkıntıyı, çok uzaklarda olsa bile..
Sanırım artık dostluklar da kısa süreli..
Hemencecik tüketiliveren dostluklar ve sevgiler aldı artık hayatımızı..

Bir anda oluşan ve yok olan dostluklar..

(Haber)dar mıyız?

Huzur içerisinde geçirmek istediniz zaman dilimleridir akşamlar..
Sizin için bazen bazen mutlu, bazen üzüntülü,bazen stresli geçen bir günü arkada bırakır ,oturursunuz sofraya.Sıcacık evinizde yemeğinizi yersiniz hep beraber.Biryandan da binbir çeşit haber gelip geçer televizyonunuzun camından.

İşte o sırada, küçük,masum yüzlü,davetsiz misafirler ,geliverirler evinize,kimisi üzerindeki yırtık pırtık elbisesiyle,kimdi küçük bedenlerindeki kanlarla, yaralarla..
Annesini babasını kaybedenler,çaresiz yaşlı gözlerle bakıverirler birden,gözlerinizin içine.

Ağlamak zayıflık mı?

İlk kez ne zaman oldu? Ben hatırlamıyorum. Kimse de hatırlamaz... Muhtemelen nefes alabilmek için ya da açlıktan olmuştur. Sonrasında ise, hiçbir zaman saklanacak bir şey olmadı benim için ağlamak. Pek severim ben ağlamayı. Öfkeden akıttığım bumerang göz yaşlarım, kederden, sevinçten, heyecandan ve dahi hüzünden beslenen göz yaşlarım....

İçimdeki hangi duygu kapısına “tık tık” edip de, gözlerime hangi hızla geldiklerinin hiç önemi yoktur... Öylesine “saf” halidir insanlığımın... Gelirler ve akıp giderler... Her zaman sevecenlikle karşılarım onları, istedikleri kadar misafir ederim gözlerimde...

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: