warning: Creating default object from empty value in /home/kundak/domains/kundak.org/public_html/kadin/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

gelişim

13 - 19 Yaş Arası Kızlar

İnsan yaşamında yeniyetmelik (13-19 yaş arası) özellik­le kadınlar için çok önemli bir dönemdir. Bu yaşlarda kü­çük kızın vücudu tamamıyle değişime uğrar ve gerçekten bir hormonal patlamanın yanısıra bir çok organik değişi­min çeşitli etkileri altına girer.

Üreme sisteminin işlemeye başlamasıyla ergenlik başlar. 17-18 yaşlarında vücut son şeklini alır. Vücut gelişiminin tamamlanmasıyla beraber her 2 cinste kendilerini kız ya da erkek olarak tanımlamaya ve buna uygun sosyal davranışlar sergilemeye başlar. Genç genetik veya başka faktörler sebebiyle yaşının gelişimsel normlarına ulaşamamış olursa bedenine ilişkin olumsuz birtakım duygular ve algılar hissedebilir. Sağlıklı bir kadın olabilmek için olması gereken değişimlerin gerçekleştiği ergenlik döneminde, beyin ve üreme organları vücudun diğer bölümlerine

Asperger Sendromu

1944'de Avusturyalı hekim Hans Asperger tarafından "otistik piskopati" olarak tanımlanmıştır. Etyoloji bilinmiyor, otistik bozuklukta olan sebepler sorgulanıyor.

A. Aşağıdakilerden en az ikisinin varlığı ile kendini gösteren toplumsal etkileşimde nitel bozulma:

- Toplumsal etkileşim sağlamak için yapılan el-kol hareketleri, alınan vücut konumu, takınılan yüz ifadesi, göz göze gelme gibi birçok sözel olmayan davranışta belirgin bozulmanın olması

- Yaşıtlarıyla gelişim düzeyine uygun ilişkiler geliştirememe

- Diğer insanlarla eğlenme, ilgilerini ya da başarılarını kendiliğinden paylaşma arayışı içinde olmama (örneğin ilgilendiği nesneleri göstermeme, getirmeme ya da belirtmeme)

Emzik bebeğinizin dil gelişimini yavaşlatıyor

Amerikalı ve Şilili bilimcilerin araştırmasında, 3 ila 5 yaşındaki çocukların emzik, parmak ve meme emme alışkanlıklarına bakıldı. Çocuklara ayrıca, konuşmalarının yaşlarına göre normal olup olmadığını anlamak için dil testi uygulandı.

Washington Üniversitesi'nden Dr. Clarita Barbosa başkanlığındaki ekip, parmaklarını emen veya en az 3 yıl emzik kullanan çocukların konuşma gecikmesi ve problemiyle karşılaşma olasılığının üç kat fazla olduğunu saptadı..

Kardeşler arasında eşit davranın

Adil davranmak eşit davranmak demek değildir. Adaletle davranmak; gerektiği kadar, uygun ölçülerde, hak ettiği ölçüde çocuğa ilgi ve şefkat göstermektir. Ama eşit davranmak her kardeşe benzer ilgi ve şefkat göstermektir.

Küçük çocuklar adaletle davranmanın erdemini kavrayamazlar. Siz yeni doğanla fazla ilgilenirseniz (Halbuki bu ilgi adil bir ilgidir. Zira bebek daha fazla ilginize muhtaçtır.) bu ilgi büyük çocuğun dikkatinden kaçmaz ve rahatsız olmaya başlar. Hatta "gerileme" dediğimiz, çocukların bebeklik dönemi davranışlarına tekrar dönmelerine sebep olur. Mesela, yürüyen bir çocuk, evdeki emekleyen kardeşine fazla alaka gösterildiğini fark ederse kendisi de tekrar yürümekten vazgeçerek emeklemeye başlayabilir. Çünkü ona göre emekleyenler daha çok sevilmektedir.

Çocuğun gelişiminde oyunun önemi

Çocuk Gelişiminde Oyunun Önemi

“Çocukların dengeli yetişmesinde oyun, oldukça ehemmiyetli bir unsurdur.
Hatta diyebiliriz ki; ölçülerimiz içinde her oyun, çocuğun hissî, ruhî ve fikrî gelişmesinde en
müessir faktörlerden biridir. Oyun çeşitlerine göre bazıları, çocuğun melekelerini geliştirerek, onu ilerideki hayata hazırlar. Bazıları, onun düşünce ve kabiliyetini artırır."

* Çocukların karakter ve kişilik gelişimlerine oynadıkları oyunların ne gibi tesirleri vardır?
* Çocukların tercih ettikleri oyunlarda, iç âlemlerine ve beklentilerine dâir nasıl ipuçları vardır?
* Oyunun, çocukların lisan ve zihnî gelişimlerine tesirleri...
* Çocuklar, yaşadıkları önemli hâdiseleri, oyunlarıyla nasıl yansıtmaktadır?

Bağırsak Kurtları Gelişimi Olumsuz Etkiliyor

Bağırsak Kurtları Gelişimi Olumsuz Etkiliyor
Çocuk yetiştirmenin en zor taraflarından biri de, onun birtakım rahatsızlıklar geçirmesine şahit olmaktır. Bunlardan belki de en sevimsizi, çocuğunuzun dışkısında bağırsak kurtlarıyla karşılaşmanız olabilir. Böyle bir şeyle karşılaşmak, anne-babalar için gerçekten de sıkıntılı bir durum. Önlem alınmadığı takdirde özellikle 1 yaş civarı çocuklarda önemli rahatsızlıklara neden olabilen bu sevimsiz yaratıklarla baş etme konusunda neler yapmanız gerektiği ve aklınıza takılabilecek her şeyi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr Duygu Gür'e sorduk.

Çocuğunuzu tanıyor musunuz?

Anne–babalar, genellikle çocuklarının çok zeki olduğunu; ancak nedense okulda başarılı olamadıklarını; oysaki arkadaş ilişkilerinde, sosyal ilişkilerde çok iyi olduklarını söylerler. Okuldaki bazı derslerden çok başarılı; bazılarından ise çok çalıştıkları halde başarısız olduklarını söylerler.
Kimi anne–baba, çocuklarının başarısını kendilerine, başarısızlıklarını da öğretmenlerine fatura ederler. Çocukları tanımayan anne–babalar, onları birer makine gibi düşünür; matematiği, fiziği, kimyayı mutlaka öğrenmesi gerektiğini savunur ve çocuklarına ciddi derecede baskı yaparlar. Oysaki her bir çocuk diğerinden hem fıtrat olarak hem de zekâ yapısı açısından farklıdır. Harvard Üniversitesi profesörlerinden Howard Gardner ‘Çoklu Zekâ Teorisi’ ile çocuklarımızın zekâsının tek tip olmadığını söylüyor.
Gardner’a göre, sekiz tip zekâ doğuştan her çocukta değişik düzeylerde bulunuyor ve küçük yaşlardan başlayarak hayat boyu bütün zekâ tipleri geliştirilebiliyor. Tek tip zekâya hitap ederek çocukları bir kalıp içine sokmaya

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: