warning: Creating default object from empty value in /home/kundak/domains/kundak.org/public_html/kadin/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

çocuk

Mutlu çocuk yetiştirmenin yolları

Mutlu çocuk yetiştirmenin formülü, karı-koca ilişkisinin sağlamlığında yatıyor. Eşler arasındaki uyum ise doğru insanı seçmek ve evlilik öncesindeki beklentilerle doğrudan ilişkili.

Uyumlu ve sıcak ilişkilerin ana-babadan çocuğa doğru yayıldığını ifade eden Özden Anaokulu Müdürü Okul Psikoloğu Özden Akkol, sağlıklı ailelerin mutlu evlatlar yetiştirdiğini söylüyor. Ailenin baştan sağlam temellere dayandırılması gerektiğini vurgulayan Akkol, "Ailenin kuruluşu çok önemlidir. Araştırmalar sağlam evliliklerin anlık tutkuların üzerine kurulmadığını gösteriyor. Evlenmeden önce iyi düşünmek, bilinçli olmak ve doğru karar vermek çok önemlidir." diyor. Evlenmek için doğru insanı seçmenin önemini vurgulayan Akkol,

“Çocuğum hayatımın neresinde, bugün ona ne kadar vakit ayırabildim?”

Çocuğunuzla iletişim kurarken göz önünde bulundurmanız gereken bazı kurallar var. Konuşma biçiminiz, ses tonunuz, övgüleriniz, eleştirileriniz, kendinizi onun yerine koyabilme yeteneğiniz ve onunla birlikte geçirdiğiniz zamanın kalitesi çocuğunuzun kişiliğini şekillendiriyor.

Anne ve babaların birçoğu çocuklarıyla iletişim kurmanın özel bir maharet gerektirdiğine inanmazlar. Kendileri bir şekilde büyüyüp hayata atılmışlar, ev bark, iş güç sahibi olmuşlardır. Çocukları da günlük hayat telaşesi içinde göz açıp kapayıncaya kadar büyüyecek ve zamanı gelince yuvadan uçacaktır nasılsa. Kimi anne-babalar ise çocukla sağlıklı iletişim kurmanın gerekliliğine inanır; ama bazen titizlikten bazen de bilgisizlikten hatalı davranışlar sergilerler. Çocukla kaliteli iletişim kurmak için uyulması gereken kurallar vardır elbet; ama ilk yapılması gereken; sizin çocuğunuzun zeka, duygu, düşünce biçimi ve davranışlarıyla eşsiz ve farklı olduğunu kabul etmektir.

'Hayırlı evlat' için 5 önemli eğitim şart

'Hayırlı evlat' için 5 önemli eğitim şart

"Hayırlı evlat" yetiştirmek, her anne-babanın arzusudur. Fakat çocuğun "hayırlı" mı "hayırsız" mı olduğunu çok geç fark ederiz. Fark ettiğimizde ise büyük oranda iş işten geçmiştir.

Bu nedenle çocuk eğitiminde erken davranmak önemlidir. Zira çocuğun eğitiminde okul öncesi dönem çok önemlidir ve tüm kaynaklar, bu dönemde edinilen davranışların insanın hayat çizgisini belirlediğini belirtirler. Dolayısıyla çocuğun eğitimine bu dönemde başlanmalıdır. Bu eğitim sürecine başlarken ilk elde sorulması gereken soru: Hayırlı evladın nitelikleri nelerdir ve hangi kaynaklardan beslenerek bu nitelikler kazandırılabilir?

Yüce Allah, Lokman Sûresi'nde (13-19) Lokman'ın (as) dilinden çocuğun eğitiminde nelerin öncelenmesi gerektiğini bakın nasıl sıralıyor: Kulluk bilinci;

Hayırlı Evlat İstiyorsak

İmam-ı Gazâlî şöyle söylüyor:
"Dünyaya gelen çocuk boş bir levha misâli, kundağa sarılıp kucağımıza veriliyor." Onu işlemek ilk planda anne ve babaya düşüyor.
"Daha çok küçük, bir şey anlamaz" diye onlara vereceğimiz eğitimi zamana bırakmak büyük bir gaflettir. Doğduğu andan itibaren çocuk, gördüğü her şeyi kaydetmeye başlıyor.
Batılı eğitimcilere göre çocuklar altı yaşında şahsiyetinin üçte ikisini, bazılarına göre ise tamamını elde ediyor. Bundan da anlaşılıyor ki, hayırlı evlâdın formülü güzel örnek olan anne ve babada gizli...

KAHVALTI SOFRASINA BİRLİKTE OTURUN

Günümüz şartları, az zamanda çok şey yapmayı, evinize, çocuklarınıza, kendinize iyi bakmanızı, işinizi başarılı bir şekilde devam ettirmeyi gerektiriyor.

Tüm bu hızlı tempo ve yapılması gerekenlerin yoğunluğu, evlilik hayatında araya çocukların da girmesiyle eşlerin görüşmelerini ve birbirlerine vakit ayırmalarını asgariye indirebiliyor. Gerçek şu ki, eşiniz hayat yolunda beraber yürüdüğünüz arkadaşınız, can yoldaşınız. Bu nedenle yoğun ve türlü sıkıntıyla geçen hayatınızda, evliliğinizi korumak ve beslemek için bazı şeylere dikkat etmeniz gerekiyor. Ve ailecek yapılacak kahvaltılar da bunlardan biri.

Birçok ailede mesai günlerindeki sabah saatleri genellikle telaş içinde geçen koşuşturmalı saatlerdir. İşe gidecekler, okula gidecekler, hele anne de çalışıyorsa bu telaş biraz daha fazlaca yaşanabiliyor.

Kurallar çocuğun yaşına, şahsiyet ve yapısına ve özel durumlara göre düşünülerek uygulanmalıdır.

Çocuğunuzu belli bir kalıba sokmak yerine yaşına, karakterine ve yeteneklerine uygun tamamen ona özgü bir eğitim politikası geliştirmelisiniz. Mesela beş yaşını geçen bir çocuğu uyumaya zorlamak ya da hiç sevmediği bir yiyeceği yemesi için ısrar etmek fayda yerine zarar getirir.

"İçimizde hissettiğimiz sevgiyi eve yansıtmamız gerekir.

İçinizde hissettiğiniz sevgiyi çocuklarınıza yansıtın

Araştırmacı Yazar Canten Kaya, çocukların hayatta her alanda başarılı olmasının yolunun anne ve babanın ona olan sevgisini açıkça sergilemesine bağlı olduğunu söyledi.

Kaya, "İçimizde hissettiğimiz sevgiyi eve yansıtmamız gerekir. Seni seviyorum cümlesini eşler birbirinden ve çocuklarından esirgememelidirler. Bu öyle bir etkidir ki, bir babanın çocuğunu öpmesi çocuğunun zekasını yüzde 35 olumlu yönde etkiler." dedi.

Çocuğunuza verdiğiniz ilacı tanıyın

Çocuğunuza verdiğiniz ilacı tanıyın
Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünden Doç. Dr. Onur Kutlu, soğuk algınlığında, reçetesiz ilaçları 3 yaş altı çocuklara vermeden önce mutlaka doktora danışılması gerektiğini vurguladı

Eve hapsolan çocukların psikolojisi bozuluyor.

Eve hapsolan çocukların psikolojisi bozuluyor.

Arkadaşlarından uzak kalan oyun yoluyla onlarla mücadele ederek hayatı öğrenemeyen çocukların “Asosyal çocuklar olarak yetişmesine neden olduğunu” vurgulayan Dr. Serdar Alparslan “Bu çocuklar daha sonra okulda ve toplumdan dışlanmaktadır

Çocuk ergen psikiyatri uzmanı Dr. Serdar Alparslan “Günümüzde büyük ailelerin yerini çekirdek aileler aldığını ve büyük şehirlerde komşuluk ilişkileri azalması sonucunda çocukların evlerde bakıcılarla kaldığını” belirterek artık “Gitgide çocukların evde bir hapis hayatı yaşamaya başladığına” dikkat çekti.

Dayak yiyerek büyüyen çocuklar, ilerleyen yaşlarda şiddet uygulamaya eğilimli oluyor.

Çocukken dayak yiyenler büyüyünce kavgacı oluyor

Dayak yiyerek büyüyen çocuklar, ilerleyen yaşlarda şiddet uygulamaya eğilimli oluyor.

Yetişkinlik dönemlerinde kendisine dayak atan bireylerin davranışlarını sergileyen bu insanlar evlendiğinde de eşini ve çocuklarını dövebiliyor. Beyin Dili Programı (NLP) uzmanı Mustafa Baran Gül, fiziksel şiddeti sorunları çözme yöntemi olarak algılayan ailenin, çocuklarının başklarına şiddet uygulamasına şaşırımaması gerektiğini söyledi. Kendisine dayak atılan çocuğun, ilk olarak kardeşi, arkadaşı veya çevresindeki hayvanlara yönelik fiziksel şiddet uygulama eğilimine girdiğini belirten Gül, "Dayağı sorunları çözmede kısa yol olarak algılayan çocuk, ileriki yaşlarda da karşılaştığı her güçlükte saldırgan tutum sergilemeye başlar.

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: