warning: Creating default object from empty value in /home/kundak/domains/kundak.org/public_html/kadin/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

çocuk

Sen ağlama çocuk!!!

ANKARA’dayım. Gecenin geç saatleri. Kitap okuyorum. Dışarıda bir tıkırtı. Pencereye yöneldim. Dışarıda çöp yığınları. Henüz çöp arabası gelmemiş. Birazdan gelecek.

Başına, iğreti bir paltonun kapüşonunu geçirmiş bir kadın. Elli yaşlarının altında değil. Çöpü karıştırıyor. Anladım ki bir şeyler arıyor. Dikkat ettim, mukavva kutuları ve gazete káğıtlarını topluyor. Orada bir çuval, var ona istifliyor. Belli ki utanıyor. Sağına soluna bakınıyor. Pek alışkın değil yaptığı işe. Belki de kimse görmesin diye o saatleri seçmiş.

* * *

Beşiği sallayan el, dünyaya hükmeder.

Küçücük bir çocuğun yüreğinde koskoca bir âlem taşıdığını, onun toplumda şahsiyet kazanmasında biz annelerin çok büyük rolü olduğunu bilmeliyiz.
Şu bir gerçektir ki beşiği sallayan el, dünyaya hükmeder.
Bir ana ki, çocuğunun doğup büyümesinde Allâh'ın kudret ve azametini müşâhede eder.
Bir ana ki, abdestli ve Kur'an sadâlarıyla yavrusuna süt verirken, küçük yavrucuğunu hem madden, hem de mânen beslediğinin şuuruna varmıştır.
Bir ana ki, Kur'an ve Sünnet iklimiyle yavrusunu ilmek ilmek nakşedip topluma tertemiz bir şahsiyet kazandırmıştır.

Hamilatün,validatün,rahimatün

Ebu Ümame radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a bir kadın geldi, yanında iki de çocuğu vardı. Kadın bunlardan birini sırtına almış, diğerini de yediyordu. Aleyhissalatu vesselam onu görünce (takdirlerini) şöyle ifade buyurdular:Hamilatün,validatün,rahimatün "(Kadınlar çocuklarını karınlarında) taşırlar, doğururlar ve onlara merhamet beslerler. Bunlar bir de kocalarına eziyet vermeseler, namazlarını kılanlar cennete doğrudan girerler

Annem...

İşte ben geldim şu yalan dünyaya Anne.gözümü açdıgımda ilk seni gördüm ilk seni sevdim ilk senin kokunu hissetdim ve ilk senin kollarında kimse de bulamadığgım huzuru buldum anne.o sıcacık gülüşünü benden hiç esirgemedin.yürümeyi,gülmeyi hatta konuşmayı sen bana öğrettin.

Hatırlarmısın ilk anne diyişimde sevincinden gözlerinden yaş akdığını?ben daha çok iyi hatırlıyorum,biliyorum o zamanları daha çocukdum ama yinede annem olduğun için o gözlerindeki mutlulugu asla unutmam.ağladıgımda sen benim yanimdaydın,geceleri ise hiç uyumaz başımda bekler saçımı okşardın anne.okula sırf yalnız gitmeyim diye sen benim ellerimden tutar okula götürürdün sonra yanagıma sıcacık bir öpücük kondururdun.ben gelene kadar pencerenin önünden ise hiç ayrılmazdın.yavaş yavaş büyümeye başladıgımda daha çok endişe ederdin.

Erkek çocuklar, büyüklerden neden oyuncak silah ister?

Erkek çocuklar, büyüklerden neden oyuncak silah ister?

Küçük oğlunuzla markete gittiniz. Oyuncak reyonunda takılıp kalan ufaklık en uzun namlulu, gerçeğine en benzeyen tüfeği seçip almanızı istedi.

Oyuncak bile olsa silaha karşı duran bir ebeveyn olarak bu durumda ne yapacaksınız? Diyelim ki çocuğunuzu bir şekilde ikna edip silah almadan oradan çıkmayı başardınız. Peki arkadaşlarının, komşu ve akraba çocuklarının oyuncak silahlarını gördükçe aynını almanız için ısrar etmesini nasıl engelleyeceksiniz? Aile büyüklerinin hediye ettiği oyuncak tabancayı veya el bombası, tankı ve topuna kadar hazır bulunan savaş setini nasıl geri çevireceksiniz? Erkek çocukların oyuncak silahlara bu kadar meraklı oluşu, çocuğun büyüyünce de silaha ilgi duyacağını düşünen aileleri korkutuyor. Meseleyi yasaklayarak çözmeye çalışan aileler ile çocuklar arasında sürekli bir gerilim yaşanıyor.

Osmanlı'da Aile


Osmanlıların sahip oldukları müstesna ahlaki kıvama gelişlerinde hiç şüphesiz ilk ve en müessir rolü, aile yapılarındaki sağlamlık üstlenmiştir. Nitekim zaman zaman devlet bünyesinde meydana gelen aksaklıklar, aile sayesinde cemiyete aksetmemiş ve bu millet, en zor dönemlerde bile içinde bulunduğu halden rahatça silkinip ayakları üstünde durmayı bilmiştir.

Osmanlı'da aile sağlamlığını temin eden başlıca âmil, Kur'an-ı Kerim ve sünnet-i seniyyedir. Buna göre erkek ve hanım, istidad ve kabiliyetlerine göre toplumda yerini almıştır. Erkek rızkı temin için harici hizmette; hanım ise aile yuvasını ve nesli muhafazada vazife görmüştür. Bu güzel taksimatın bir bereketi olarak da : "büyüklere hürmet ve itaat, küçüklere şefkat ve muhabbet" teşekkül etmiştir.

İnsan, annesinin kıymetini bilmeli...

Yaratılan her şeyin birbiriyle irtibatı vardır. Fakat anneyle evladın irtibatı gibi başka bir irtibat düşünemiyoruz.

Güneş her canlının üzerine doğar. Bir insan güneşe küsüp perdeleri çekse, güneş yıllarca onu bekler; ne zaman perdeyi açsa güneşi hazır bulacak, aynı şekilde anne şefkati de böyledir...

Anne evladına bakar büyüyecek diye, evlat annesine bakar ölecek diye. İnsan olsun, hayvan olsun bütün anneler yavrusuna bakıyor. Hiçbir yılan yavrusunu zehirlememiştir. Hiçbir aslan yavrusunu parçalayıp yememiştir. Hiçbir fil yavrusunu çiğnememiştir. Rahman ve Rahim olan Rabbimiz annelere öyle bir şefkat vermiş ki, yavrularına bakmaktan zevk alıyor.

Çocuklarda agresif davranışlar..

Saldırganlık doğuştan var olduğu kabul edilen bir dürtüdür. Çevrenin olumsuz tutumları, çocuğun isteklerinin sürekli engellenmesi, baskı altında tutulması veya tamamen serbest bırakılması ve çocuğa yöneltilen saldırganlıklar, çocukta saldırganlığın oluşmasına ya da güçlenmesine sebep olabilir. Bazen çocuk saldırganlığı kendisine yönelterek tırnak yeme, saç koparma, kendini yaralama gibi uyum bozuklukları gösterebilir.

Dışa yönelik saldırganlıkta ise çocuk, eşyalara zarar verme, oyuncaklarını kırma, bağırma, vurma,itme, ısırma gibi davranışlar gösterir. Agresif davranışlar karşısında uygun anne-baba tutumları şöyle sıralanabilir:

� Anne baba kesinlikle çocuğa agresiflik örneği oluşturmamalı, iyi birer model olmalıdır.

� Çocuğun gösterdiği agresif davranışlara anlayış gösterilmemeli ve bu şekilde isteklerinin yerine getirilemeyeceği anlatılmalıdır.

Erken gelen ergenlik...

Minik kızınız daha yeni okula başladı diye sevinirken, birden göğüsleri büyüyüp bir genç kıza dönüşmeye başlarsa sakın şaşırmayın. Ama bu durumu ciddiye alın. Çünkü bu bir hastalık ve hastalıktan kurtulması için ilaçlı tedavi alması gerekiyor.

Tüm dünyada ergenlik yaşı sekize kadar düştü. Erken ergenlik yalnızca Türkiye'nin değil tüm dünyanın sorunu oldu. Kız çocuklarında 10 yaşında girilmesi gereken ergenlik sekiz, erkek çocuklarında 12 yaşında başlaması gereken buluğ çağı ise dokuz yaşına kadar indi. Çocukluklarını yaşamadan birden genç olan yeni nesil, artık hastanelerin özel ergenlik bölümlerinde tedavi ediliyor. Ergenliğin çocukluk çağına çekilmesinin nedeni olarak pek çok suçlu gösteriliyor: Seksüel uyarımın fazla olması, televizyon ve reklam yoluyla seksi çağrışımların bol miktarda yapılması, hormonlu gıdalar, hormonlu oyuncaklar gibi pek çok şey de nedenler arasında sayılıyor..

Çocuğun gelişiminde oyunun önemi

Çocuk Gelişiminde Oyunun Önemi

“Çocukların dengeli yetişmesinde oyun, oldukça ehemmiyetli bir unsurdur.
Hatta diyebiliriz ki; ölçülerimiz içinde her oyun, çocuğun hissî, ruhî ve fikrî gelişmesinde en
müessir faktörlerden biridir. Oyun çeşitlerine göre bazıları, çocuğun melekelerini geliştirerek, onu ilerideki hayata hazırlar. Bazıları, onun düşünce ve kabiliyetini artırır."

* Çocukların karakter ve kişilik gelişimlerine oynadıkları oyunların ne gibi tesirleri vardır?
* Çocukların tercih ettikleri oyunlarda, iç âlemlerine ve beklentilerine dâir nasıl ipuçları vardır?
* Oyunun, çocukların lisan ve zihnî gelişimlerine tesirleri...
* Çocuklar, yaşadıkları önemli hâdiseleri, oyunlarıyla nasıl yansıtmaktadır?

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: