Sık karşılaşılan meme hastalıkları

Sık karşılaşılan meme hastalıkları

Meme göğüs ön duvarında bulunan salgı yapan bir bezdir. Yağ dokusu, süt salgılayan hücreler ve bu salgıyı taşıyan kanallardan meydana gelen meme dokusundan oluşur. Süt salgılayan hücreler bir araya gelerek bir grup oluştururlar. Bunlar da salgılarını süt kanallarına verirler. Süt kanalları birleşerek ana kanalı oluştururlar. Bu da meme başına açılır. Süt salgılanması gebeliği takiben salgılanan hormonlar sayesinde olur. Yaş ilerledikçe meme dokusunun miktarı azalır, yağ dokusunda artış görülür.

Meme hastalıklarında şikâyetler
Meme hastalıkları, oldukça sık görülen ve özellikle kadınların hekime başvurmasında önde gelen sebeplerden biridir. Hastaların en sık şikâyeti meme kitlesidir. Diğer şikâyetleri meme başı akıntısı, memede büyüme, meme başında içe çekilme ve kozmetik problemlerdir.

Mastalji (memede ağrı)
Genellikle meme ağrıları adet dönemleri ile ilgilidir ve adet öncesi dönemde tekrarlar. Ağrılar hafif şekilde olabileceği gibi çok şiddetli de olabilir.

Mastaljisi olan bir kadının, ağrıya sebep olan herhangi bir kitlenin olmadığını bilmesi tedaviyi kolaylaştırır. Uygun sütyen kullanımı, adet öncesi dönemde tuz, çay ve kahve tüketiminin önlenmesi şikâyetleri çoğunlukla azaltacaktır. (Ağrının devam ettiği durumlarda uygun bir ağrı kesici ile şikâyetler ortadan kaldırabilir.)

Fibrokistik hastalık
Fibrokistik hastalıkta en sık karşılaşılan yakınma genellikle her iki memede görülen ele gelen kitle ve ağrıdır.

Muayenede kitle algılanması ilk başta meme kanseri ile karıştırılmasına neden olabilir. Ancak her iki memede birden görülüp adet periyotlarında ağrıya neden olması ile olası kanserden klinik yönden ayrılır.

Fibrokistik hastalığın kesin tanısı meme biyopsisi ile konur.

Fibroadenom
Genç yaşlarda izlenen memenin iyi huylu, çevre dokuya yapışık olmayan, yuvarlak ve düzgün sınırlı bir tümörüdür. Sıklıkla bir yakınmaya neden olmadan meme muayenesi sırasında saptanır. Tedavisi ameliyatla kitlenin çıkartılmasıdır.

Mastitler; memede ağrı, ateş ve tek taraflı akıntı ile karakterizedir. Enfeksiyona ait klinik ve laboratuar bulguları ile tanı koyulabilir. Tedavi için kültür alınarak uygun antibiyotik ve antiinflamatuar ilaçlar verilir.

Meme başı akıntıları
Meme ucundan gelen akıntı, ele gelen şişlik ve meme ağrısından sonra kadınların meme şikâyeti ile doktorlara en sık başvurduğu üçüncü nedendir. Meme ucundan gelen akıntılar çoğunlukla memedeki hormonal dengesizlik veya papilloma gibi kanser olmayan değişimlerin sonucudur. Bunun yanı sıra, meme ucu akıntılarının küçük bir yüzdesi meme veya meme ucu kanseri belirtisi olabileceğinden, meme ucundan gelen ve zamanla kesilmeyen akıntılar doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Genelde temiz, sütlü, sarımtırak veya yeşile kaçan akıntılar meme kanseri ile ilişkili değildir. Kanlı veya sulu akıntılar, genellikle tek taraflı ve/veya tek meme ile sınırlı ise anormal olarak kabul edilmekle birlikte anormal akıntıların yalnızca %10’u kadarı kanserdir.

Meme kanseri
Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. Her on kadından bir tanesi hayatının bir döneminde meme kanseri ile karşılaşabilir. Bu nedenle meme hastalıklarının özellikle meme kanserinin erken tanınması toplum sağlığı açısından da önemlidir.

Meme kanserlerinde şikâyetler
Kadınların birçoğu kendi kendilerine yaptıkları muayenelerle meme kanserini erken evrede yakalayabilmektedir.
Memede ele gelen "ağrısız kitle" meme kanserinin ilk bulgusudur. Memede ağrı hissi meme kanserinde genelde olmaz.
Meme kanserinin diğer bulguları;
Bir memede belirgin şişme
Meme cildinde gamzeleşme
Meme başı etrafındaki deride renk değişikliği
Meme başlarında asimetri
Meme başından kanlı akıntılar olması.

Meme kitleleri nasıl değerlendirilir?

• Elle muayene
• Aspirasyon (iğne ile sıvı çekme): Hekim tarafından yapılır. Memedeki kitle içine enjektörle girilir ve eğer sıvı varsa enjektör içine çekilir. Bu yöntemle kitlenin kist veya katı olup olmadığı tesbit edilmiş olur. Aynı zamanda alınan sıvı patolojik incelemeye gönderilir. Kistik kitleler bu yöntemle boşalırlar ve aynı zamanda tedavi edilmiş olunurlar.
• İnce iğne aspirasyon biyopsisi: Yukarıdaki yöntemde kitlede eğer sıvı yoksa katı kitleden enjektöre hücre emilir, bu hücreler cam üzerine püskürtülüp patoloji uzmanı tarafından incelenir.
• Mammografi: Memenin röntgen ile incelenmesidir. Erken dönemde meme kitlelerinin tanısını sağlar. Kitlenin iyi veya kötü huylu olduğunu belirleyebilir. Bazen kitle ele gelmeden tanı koydurabilir.
• Ultrasonografi: Memenin ses dalgaları ile incelenmesini sağlar. Memedeki kitleleri, kitlenin kistik veya katı olup olmadığını belirlemede faydalıdır.
• Biyopsi
Memede kitle tespit edildiği zaman hekim bu yöntemlerin bir veya birkaçını uygulayarak kitleyi incelemeye alır ve kesin tanıya varılır.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: