Sevgi yemeği nasıl hazırlanır?

Keşke sevgiyi alabildiğine çok kullanabilsek de, kavga konusunda olabildiğince cimri olabilsek. Keşke bunu aile hayatımızda yapabilsek...İnanın, sevmek, kavga etmekten hem daha kolay hem daha güzel...

Gelin sevelim birbirimizi! Önce eşler sevsin birbirlerini, sonra kardeşler, sonra komşular, sonra arkadaşlar... Derken, sevgi çemberini büyütüp tüm toplum olarak sevgiyi yaşayalım, yaşatalım, bunu da önce küçük daire dediğimiz ve her zaman çok önem taşıyan ailemizden başlatalım. İnanıyorum ki, her şey nasıl da güzelleşecek, her şeyi sevginin sıcaklığı ve canlılığı saracak. Tüm insanlık için denemeye değmez mi?

Hani bir aşı kampanyası var.
Haydi aşıya! diye çağrı yapıyorlar. Ben de Haydi sevgiye! diyor ve kampanyamızı ailemizden başlatalım istiyorum.

Sevginin sembolü olan gülün dikeni nasıl acıtmazsa, sevgiye doymuş evde zaman zaman kar da yağsa, fırtına da kopsa sakın korkmayın. O fırtınalar kasırgaya dönüşse de aile bahçemizdeki çiçekleri asla koparamaz, onların boyunlarını bükemez. Sevgi çiçekleri dikilen bahçede asla kasırga esmez. Neden? ;Narin çiçeklerin dallarını kırarım diye korkar da ondan...

Ailemizde kasırga estirmeyecek sevgiyi ekip sevgi derecek olan bahçıvanlar ise biz hanımlarız! Ekelim sevdiklerimizin gönüllerine yaseminleri, gülleri, menekşeleri... Bakın nasıl da orada dul budak saracak ve yeşerecekler. İşte, bu fıtrat kadında var, onun fedakârlığında var, şefkatinde var...

Bir gün anne yengeç, yavrusuna seslenmiş: Evladım neden dik yürümüyorsun? Yavru yengeç ise; Ama anne! Ben seni hiç dik yürürken görmedim ki... demiş. Demek ki çocuklar, anne babadan sevgi görürlerse onlar da aile hayatlarında sevgi verirler. Nefret görürlerse nefret verirler. En azından çocuklar için sevgi oyunu oynamaya değmez mi? Çocuklar için her şeye değer...

İsterseniz bu kadar sevgiyi anlattıktan sonra, her şeyin başı sevgi dedikten sonra, sevginin tarifini verelim.

Bir ölçü selam, birazcık anlayış. Normal ölçüler içinde nezaket, bir tatlı kaşığı tolerans... Malzemeleri iç dünyanıza alın. Yıkamaya gerek yok, tertemizdir zaten. Gönül teknenizde yavaş yavaş karıştırın. Mis gibi kokular etrafa yayılınca duygu şerbetini de ekleyip iyice karıştırın. Bu çok özel karışımı hayat tabağınıza yavaşça koyun. Üzerine bolca sevgi marmelâtı dökün. Gökkuşağının o güzelim renklerini sakın ola ki serpiştirmeyi unutmayın. Buzdolabında dondurmaya gerek yok, gönül dolabınızda saklayın yeter. Sadece kendiniz için değil, bütün sevdiklerinize bolca ikram edin. Afiyet olsun!

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: