Kari-koca birbirine nasil seslenmeli?

Kari-koca birbirine nasil seslenmeli?
Aile hayatinin huzurlu ve mutlu bir sekilde devam etmesi, hayatlarinin ortaklasa yuruten hanimla beyin birbirlerine karsi saygili, merhametli ve sefkatli olmalariyla mumkundur.

Hanimina karsi sefkatli, anlayisli ve tatli davranan bey, o haneyi nasil bir saadet yuvasi haline getirirse; kocasina saygili, itaat eden, samimi olarak bagli olan hanim da bu saadeti kat kat arttirir.

Kari-kocanin ideal bir es olduklari her hallerinden belli olur. Bu durum kalben birbirlerine olan bagliliklarindan, aile butcesini birlikte duzenlemeye, genel davranislarindan cocuklarinin terbiyesine; evde yapilmasi gereken islerin ortaklasa halledilmesine ve hatta birbirlerini cagirirken, yekdigerlerinden soz ederken hitap tarzlarina ve bahsedis sekline kadar her yerde kendisini gosterir.

Iste, aile denen cennet yuvasinin uyumunu temine yardimci olan bir nokta da, eslerin birbirlerini cagirirken, birbirlerinden soz ederken kullandiklari hitap tarzidir.

Mesela, evin reisi olan bey, hanesinin bekcisi, cocuklarinin annesi, hayat arkadasi ve dert ortagi olan hanimini ismiyle cagirirken ona olan sevgisini hissettirirse veya sevgi-muhabbet ifade eden hitap sekilleriyle cagirirsa; hanim da beyini cagirirken, samimi, sevgi dolu ifadeler kullanirsa birbirlerine karsi olan saygi ve baglilik, merhamet ve itaat manalari daha acik bir sekilde gorulur.

Iste bu sir icindir ki, meshur fikih alimlerimizden Ibni Abidin, hanimin, kocasini ismiyle cagirmasinin mekruh sayar ve hitap ederken "efendi" diye cagirmasini tavsiye eder. (Hukuk-u Islamiyye ve Istilahat-i Fikhiyye Kamusu, 2:151; El-Ahvalu-s-Seriati'l-Islamiyye, s.187.)

Bu ifadeler Islami bir terbiye ve gorgu kuralidir. Uyulmasinda buyuk hikmet ve faydalar vardir.

Zaten daha onceki Islam toplumunda, bilhassa Osmanlida bu gorgu kurallarinin en guzel sekilde yasandigini goruruz.

Evlat babasina, "Bey babacigim" ,
annesine, "Hanim annecigim" ;
hanim, kocasina "Efendi, efendicigim" ;
bey de hanimina "Hanim sultan" vs. saygi ve iltifat dolu sozlerle hitap ederlerdi.

Ne zaman ki Avrupa ile temaslarimi basladi, onlarin saygidan, merhametten uzak adetleri yer etmeye, kendi toplumlari icin gecerli olan gorgu kurallari bizim toplumumuzda da yasanmaya basladi.

Iste o zaman benligimize naksolmus olan guzel orf ve adetlerimizden vazgecer olduk. Farkinda olmadan onlara uyduk.

Simdi de kendi esas adetlerimizi ve gorgu kurallarimizi kendi dunyamizda yasamamizda hicbir engel yoktur.

O guzel esaslar kisisel hayatimizda, ailemizde, nihayet butun toplum icinde yasanir hale gelirse, suphesiz, ahlak dunyamizda arzu ettigimiz seviyeye gelmis olacagiz.

Mehmed Paksu'nun "Mutlu bir yuva icin Kadin ve Aile ilmihali" kitabindan (Nesil yayinlarindan) esinlendi...

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Televizyonda dizi izlerken en çok neye dikkat edersiniz: